18 Haziran 2009 Perşembe
KARYA VE KARDEŞİ
Kızım benim nasıl mutlu ,nasıl sevinçli kardeşi olucak diye,hergün mutlaka karnımı sevip kardeşiyle konuşuyor ,onun için bir şeyler yapıp almak istiyor ,anlatılacak gibi değil ,görek lazım halini,bazen bana annecim karnında kardeşim varya ,sen yorulma op yüzden ben herşeyde yardım edicem sana diyor,halbuki şu ana kadar hiç karnımda kardeşini taşıyorum şunu yapamam ,yorulamam gibi şeyler ,babasıda bende söylemedik.Aslında bu durum beni rahatsız ediyor ,çok fazla sorumluluk üstlenmeye çalışıyor.Son bombası dün okul bitiminde herkes evlere dağılırken ,arkadaşı Anıl'ın annesi Nurgül'e dönüp"Nurgül iyi bak Anıl'a "dedi.Mesela arkadaşlarıyla oynarkende fazlasıyla anaç ,bazen annelerin çocuklarında umursamadıkları şeyleri dert ediniyor kendine .Böyle yaşamak çok zor ,bende fazla ince düşünceliydim eskiden,uzun uğraşlar sonucu epeyce törpüledim kendimi.Şimdi aynısı Karya için gerekli,nasıl yapıcaksak artık onu.Belkide sadece bir dönemdir geçer,en iyisi izleyip görmek.
EVDEN HABERLER 2
Epeydir yazamıyorum,bırakın yazmayı ,laptopumu açamıyorum ,mailler olmuş dağ gibi ne çok şey birikmiş...Onlar birikti ama bende tabi boş durmadım bu arada ,bir çalışkanlık ,bir koşuşturma.Önce evimizi boyattık,sonra çocukların odalarını parke yaptırdık,Karya'ya yeni oda takımı aldık,eh az iş değil tabi neredeyse bütün ev elden geçti.Bu işlerden en şanslı çıkan Karyacım oldu,eskiden oturma odası olarak kullandığımız aslen oyuncak odası olan oda Karya'nın oldu.Çilek'ten görüp beğendiği afacan çocuk odasına sahip olamadı ama yerine bir genç kız odası oldu.Hikayesine gelince malum ,ikinci de yolda olduğundan oda düzenlemesiyle aklımın meşgul olduğu bir gün internetten çocuk odalarına bakıyordum,derken bizimki afacan çocuk odasın gördü ve vuruldu ,o gün bu gündür o odayı sayıklıyordu,aradan 2 ay geçti dedesi ,ananesi ,babası ,ben ve Karya gidip beğendiği odayı alalım dedik.Fakat afacan takımı görünce ben ve Karya hariç herkes şok oldu ,hiç beğenmediler ,çok basit ve kullanışsız buldular,uzun uğraşalar sonucu elbirliğiyle Karya'yı vazgeçirdik,yerine Şeker isimli takımı aldık (şimdi bu takım olduğu için çok mutlu,iyiki beni öbüründen vazgeçirmişsiniz,zaten kaydırağı da sağlam değildi diyor).Şimdi kızım prensesler gibi cibinlikli bir yatakta uyuyor ,halinden ve odasından çok memnun ama genede biraz yabancılık çektiğni hissediyorum.
1 Haziran 2009 Pazartesi
EVDEN HABERLER
Sonunda Karya'ya söyledik,tepkisi ise aynen tahmin ettiğim gibiydi,zaten içten içe o kadar istiyormuş ve bekliyormuş ki hiç şaşırmadı ,sevinçle karşıladı.Zaten "Karya'cım senin bir kardeşin olmuyacak" desek o zaman daha çok şaşırırdı eminim.Bu taze bilgiyle hayatımızda ,dahası Karya'nın hayatında ne değişti :
1-ismini koydu Ömer(nerden çıktı diyenlere ,babasıyla basket maçı seyrederken duymuş,bir basketçi abinin ismiymiş)
2-her sabah kalkınca "annecim karnına bir bakıymmı ,kardeşim büyümüşmü "kontrolleri yapıyor
3-alışveriş yerlerine gittiğimizde sürekli kardeşini de düşünüyor ,geçen hafta dedesine "Ayhan dedecim Ömer'e de tulum alalım"dedi ve aldırdı
4-herkese bir kardeşi olucağı haberini veriyor ,böylece tanıdık tanımadık bilmeyen kalmadı hamile olduğumu,ee boşuna dememişler çocuktan al haberi diye.
1-ismini koydu Ömer(nerden çıktı diyenlere ,babasıyla basket maçı seyrederken duymuş,bir basketçi abinin ismiymiş)
2-her sabah kalkınca "annecim karnına bir bakıymmı ,kardeşim büyümüşmü "kontrolleri yapıyor
3-alışveriş yerlerine gittiğimizde sürekli kardeşini de düşünüyor ,geçen hafta dedesine "Ayhan dedecim Ömer'e de tulum alalım"dedi ve aldırdı
4-herkese bir kardeşi olucağı haberini veriyor ,böylece tanıdık tanımadık bilmeyen kalmadı hamile olduğumu,ee boşuna dememişler çocuktan al haberi diye.
22 Mayıs 2009 Cuma
2 ÇOCUKLU HAYAT
Kitabıma bu ismi vermeyi düşünüyorum .Nerden çıktı şimdi bu diye soranlara,hamile olduğumu öğrendiğimde beri aklımda Karya ,yeni bir bebek ,kardeş ilişkileri ,nasıl söylemek gerek ,hamileliğin ve bebeğin bakımına en uygun ve nasıl dahil etmek gerektiğiyle ilgili binlerce soru var .İnternette ve kitapçılarda bana yardımcı olucak bir şeyler bulmak için ciddi bir mesai verdim ama sonuç son derece kısır .Şu ana kadar bir kitap bulamadım ,internette bulduklarım ise aynı psikoloğun kardeş kıskançlığıyla ilgili yazılrıydı.Sevgili Yankı Yagan keşke siz yazsaydınız deneyimlerinizi ,hem bir psikolog hemde bir baba gözüyle ,ne güzel olurdu.Ama malesef yok.Sadece biz büyükler için değil çocuklara göre kardeşle ilgili bir kitap bulabildim o da çok kötü ,kardeş düşmanı yapar valla çocuğu.Fakat arkadaşım Banu yetişti imdadıma Karya'ya bir kitap bulmuş güzel,şimdi sabırsızlıkla onu bekliyoruz.
KARYA'NIN KARDEŞ İSTEĞİ
Benim kızım bir melek ,sanırım hissediyor benim hamile olduğumu ,bazen uzanırken ayağımın altına ,sırtıma yastık koyuyor ,bazen bir bakıyorum soframızı hazırlıyor.Neredeyse 2 günde bir sürekli kardeşle ilgili bir şeyler söylüyor bize "anne lütfen bir kardeş doğururmusun ,bak sen doğurmazsan ben doğurucam kendime","annecim babamla yeniden evlenmen gerekiyormu bir kardeş doğurman için", "annecim bir kardeşim olsun ,bak ben neler yapıcam ,okumayı öğrenip kitap okuyucam,altını değiştirirken sana yardım edice,istersen uyuturum bile" ve bunlar gibi bir sürü fikri var kardeşle ilgili.Bizim neden bu zamana kadar söylemediğimize gelince ,biraz erken olur diye düşündük ,doktorum da "20. haftaya kadar beklemek iyi olur ,bebekte bir sıkıntı olmadığına emin olalım,çünki çocukların bu tür şeyleri atlatmaları çok daha zor oluyor"diye mantıklı bir fikir verdi.Zaten hepimizin bildiği üzere inanılmaz sabırsız oluyor çocuklar ve pek de zaman kavramları yeterli olmuyor beklemeleri gereken süre hakkında.Fakat sanırım biz de bu aralar açıklamayı düşünüyoruz bir kamera eşliğinde ,gerçekten çok hoş bir anı olur,Gerçi ben Karya'nın ne tepki vericeğini tahmin ediyorum "aaaaaaa ben biliyordum yaşasın "gibi birşeyler olucak.
KARYA'YA KARDEŞ GELİYOR
Evet Karya'ya kardeş geliyor ama onun haberi yok daha!!Aslında bizim için bile yeni bir haber sayılır ,henüz 15. haftadayız.İşin aslı bu oğlan bize süpriz yaptı.Neyse en baştan anlatıyım ,5-6 ay önce bir kardeş nasıl olur diye düşünmeye başlamıştık eşimle ,çünki aradaki yaş farkı için gayet müsait bir dönemdi ,hatta biraz beklersek o treni kaçıracak sınırdaydık.Derken krizle beraber askıya aldık ,aslında galiba vazgeçmiştik.13 mart cuma günü klasik sebeplerden dolayı gidip test yaptırdım ,biryandan da içimden yok canım imkansız diyordum.Akşam Dalca'ya sırtını kaşırken söyledim(biliyorum böyle bir haberi vermek için tuhaf bir zaman ama napıyım tutamadım ki kendimi )Ertesi gün kesinleşti resmen 5 hafta 1 günlük hamileydim,Dalca sevinçle ailelerimize haber verirken ,ben utanarak söylüyorum ki ağlıyordum(görüldüğü üzere hormonlar anında devreye girmiş)ben nasıl bakıcam 2 çocuğa diye.Karya ise haliyle olanlardan habersiz ,babası gülücükler saçarken annesinin salya sümük ağlamasına tuhaf tuhaf bakıyordu.İşte böyle ...
16 Nisan 2009 Perşembe
KARYA'NIN OYUNCAKLARI
Düşünüyorum ki atalım şu oyuncakları ,daha doğrusu almayalım oyuncak ,epeydir bunu düşünüyorum.Niye mi?Karya doğduğunda tabiki bir takım hediyeler geldi ,içlerinde oyuncak çıngırak gibi bir takım oyuncaklarda vardı,biz ilk bir sene pek oyuncak almadık,daha doğrusu değişik metaryallerden oluşmuş kitaplar ,resimli kitaplar,diş kaşıyıcıları ,uyku arkadaşı hariç.Fakat 1 yaş sonrası inanılmaz oyuncağı oldu ve malesef bunlar genelde çok yer kaplayan oyuncaklardı,yaşına girmsi ve farkındalığının artmasıyla hediye olarak oyuncak daha çok gelir oldu.1.5 yaş itibariyle oyuncakların yerini puzzle ,kalem ,daha çok kitap ,oyun hamuru aldı.Fakat bir dezavantajımız Karya'nın doğumgünüyle yeni yıl arasında sadece 1 ay olması,dedeler anane ,babaanne,hala,dayı ,teyzeler ,kuzenler ve buna Karya'nın 1 yaşından beri neredeyse bebekliğinden beri görüştüğü en az 15 arkadaş eklenince ,buyrun size koca bir hediye dağı(tabi anne baba olarak bizde heveslenip hediye alıyoruz).Gelelim bu oyuncaklar ne oluyor ;çoğu çok az oynanıp kalkıyor ,çünki Karya hiç bir zaman oyuncak seven bir bebek ve çocuk olmadı.Bebekliğinden beri ilgisi insanlaraydı,bu yüzden de erken konuştu ve herşeyi erken öğrendi,mesela renkleri öğrenmeye başladığında 18 aylıktı tam ve ilk öğrendiği renk maviydi.Hala en sevdiği şey parka çıkmak ,arkadaşlarıyla koşturmak ,konuşmak,dans etmek ,el faliyetleri yapmak ,Oyuncakla oynamıyor fakat bir arkaşıyla beraber olduğunda inanılmaz güzel oyun kuruyor,kitapları ve puzzle yapmayı çok seviyor.Niye oyuncak almayalım işi nerden çıktı derseniz ,uzun bir süredir Karya evde bir çok şeyi çöpe attırmıyor ,tuvalet kağıdı rulosu ,parktan topladığı dal ve yapraklar,danino kutusu,eski paket kağıtları, vs.... ve bunlarla muhteşem güzel faliyetler yapıyor ama son takıntısı harita yapmak,evet gittiğimiz her yerin haritasını çiziyor,otaparkta arabayı nereye parkettiğimin ,parkta gidiceği bisiklet yolunun,havuza giden yolun...ve o kadar başarılı ki ,onları çiziyor boyuyor ,mirengi noktalarını işaretliyor.Herhangi bir oyuncakla oynamak şu yaptığı faliyetler kadar zevk vermiyor ona,ayrıca bir noktada zaten oyuncakların çocukların yaratıcılığını körelttiğini düşünüyorum.Oyuncak almayalım ,bırakalım çocuklarımız oyuncaklarını kendileri yaratsınlar ,keşfetsinler ,üretsinler ve üretmekten zevk alsınlar!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)